BİLGİ BANKASI
Hukuk ve Fikri Mülkiyet

Ashoka fellowlarına probono hukuk desteği veren Pekin & Pekin hukuk firması, girişimcilerin iş fikrinin korunmasına yönelik soruları yanıtlıyor. 

Bir iş fikrinin patent, faydalı model, endüstriyel tasarıma konu olması ve korunabilmesi için gereken kriterler ile olmaması durumunda yapılması gerekenler

Türk hukukunda fikri mülkiyet hakları temel olarak (i) Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (31 Aralık 1951 tarih ve 7981 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır) (Kanun No. 5846) (“FSEK”) ve (ii) Sınai Mülkiyet Kanunu (10 Ocak 2017 tarih ve 29944 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır) (Kanun No. 6769) (“SMK”) ile korunmaktadır. Bu bağlamda FSEK ile eser sahibine ait öznel özellikler taşıyan edebiyat, müzik, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan fikir ve sanat ürünleri korunurken, SMK ile marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması sağlanır. Her ne kadar yasa üzerinde bu gibi bir ayrım olsa da niteliği gereği birden fazla alanda korunabilir. Örneğin bir markaya ait logonun aynı zamanda FSEK’de koruması altında olması da mümkün olabilir. Ancak belirtmek isteriz ki, FSEK korumasından (i) eser yapma düşüncesi yani henüz somutlaşmamış sadece düşünce aşamasında kalan çalışmalar, (ii) eserin temelindeki fikirler,  (iii) yöntemler yani stil ve teknik gibi unsurlar, (iv) televizyon formatları, (v) sloganlar ve broşürler hariç reklam konseptleri fikir ve sınai haklar anlamında korumadan faydalanamayacaktır.

 

  • Patent, Faydalı Model Koruması ve Patentlenebilirlik Şartları:

Teknolojinin her alanındaki buluşlara (i) yeni olması, (ii) buluş basamağı içermesi ve (iii) sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilir (SMK md. 82). Buna karşılık Bir buluş eğer (i) yenilik ve (ii) sanayiye uygulanabilirlik şartlarını karşılıyorsa faydalı model korumasından faydalanacaktır.

Ancak, aşağıda belirtilenler buluş niteliğinde sayılmayacaktır:

  • Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler.
  • Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler.
  • Bilgisayar programları.
  • Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri.
  • Bilginin sunumu.

 

  • Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilir olma

Tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluşun yeni olduğu kabul edilir (SMK md. 83). Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde, yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsar. Başvuru tarihinde veya bu tarihten sonra yayımlanmış olan ve başvuru tarihinden önceki tarihli ulusal patent ve faydalı model başvurularının ilk içerikleri tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınır. Ayrıca, Buluş, tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikteyse, sanayiye uygulanabilir olduğu kabul edilir. Bu bağlamda başvurusu kabul edilen patent sahibi, buluşun yeri, teknoloji alanı ve ürünlerin ithal veya yerli üretim olup olmadığı konusunda herhangi bir ayrım yapmaksızın SMK’nın 85 ve devamı maddelerinde öngörülen patent hakkından yararlanır. Başvuru tarihinden başlamak üzere, patentin koruma süresi yirmi yıl, faydalı modelin koruma süresi on yıldır. Bu süreler uzatılamaz.

 

  • Tasarım Koruması

Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür (SMK md 55). Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri ifade eder. Tasarım (i) yeni ve (ii) ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında; SMK hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur (SMK md. 56). 

  • Yenilik ve Ayırt Edicilik

Bir tasarımın aynısı tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, veya tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Buna karşılık, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.

Yine benzer şekilde, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, veya tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş[1] herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.

Birleşik ürünün[2] parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir; (i) parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında[3] görünür durumda olmalıdır, (ii) parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.

Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı SMK’dan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.

  • Korumadan Faydalanamayan Fikirler

Proje’nin Geçmişi bölümde yazanlar ışığında, 100 kadın girişimden proje metinleri istenecek olup, girişimcilik fikirleri patentlenebilir buluş, endüstriyel tasarım, faydalı model v.b. sınai hak  niteliğinde olmayacaktır. Eğer bir fikir herhangi bir nedenden ötürü FSEK veya SMK korumasından faydalanamıyorsa, gizliliğin sağlanması için bu fikrin açıklandığı kişiler (örneğin girişimcilik fikrini değerlendirecek komite) ile girişimci arasında gizlilik sözleşmesi imzalanmasını öneririz.

  1. İş fikri için alan adının ve marka hakkının alınması

 

  • Alan Adı Alınması

Türk hukukunda alan adları, İnternet Alan Adları Yönetmeliği (7 Kasım 2010 tarih ve 27752 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır) (“Alan Adı Yönetmeliği”) altında düzenlemiştir. Alan Adı Yönetmeliği uyarınca, “.tr” uzantılı İnternet alan adları yönetimine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir.

Alan adlarının yapısı “a.b.tr” ve “a.tr” şeklindedir. Her iki yapıya özel hususlar bu Yönetmeliğin ekinde düzenlenmiştir (Alan Adı Yönetmeliği md. 5). Başvuruda bulunulabilmesi için bir alan adının “a” kısmının; (i) Yalnız harfler (a-z), rakamlar (0-9) ve tire (-) işaretinden oluşması, (ii) En az iki en fazla altmışüç karakter uzunluğunda olması, (iii) Tire (-) işareti ile başlamaması ve/veya bitmemesi, (iv) Yalnızca üçüncü ve dördüncü karakterlerin birlikte tire (-) olmaması, (v) Başkasına tahsisli olmaması, (vi) Tahsise kapalı adlar listesinde yer almaması gerekmektedir (Alan Adı Yönetmeliği md. 6).

Alan adına sahip olmak üzere gerçek veya tüzel kişiler başvurabilirler. Birden fazla alan adı için başvuruda bulunulabilir. Kişiler başvuru için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu’nun (“Kurum”) İnternet sitesinde yer alan kayıt kuruluşlarından (“KK”) birini tercih ederler. Kişiler, tercih ettikleri KK’nın İnternet sitesinde yer alan başvuru formunu doldurmak suretiyle başvuruda bulunurlar. Başvuru formunun tam ve doğru olarak doldurulmaması halinde alan adı başvurusu kabul edilmez. Alan adı bir defada en az bir en fazla beş yıl süre için tahsis edilir.

  • Marka Koruması

Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir (SMK md. 4).

Genel olarak, bir markanın tescil edilebilmesi için; (i) ayırt edici özelliklere sahip olması, (ii) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerden olmaması (iii) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaması, (iv)Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerden olmaması, (v) Paris Sözleşmesine uyarınca reddedilmeyecek nitelikte olması, (vi) Dinî değerleri veya sembolleri içermemesi, ve (vi) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaret olmaması gerekir.

Ayrıca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış (i) marka ile aynılığı ya da benzerliği ve (iii) kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, (iii) halk tarafından ilişkilendirilme, karıştırılma ihtimali varsa veya (iv) benzer şekilde ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için başvuru yapması gibi çeşitli nedenlerle başvuruya itiraz edilmesi halinde de yapılan başvurular reddedilecektir.

Marka başvuruları Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka vekilleri aracılığı ile yapılmaktadır. Tescilli bir (ulusal) markanın koruma süresi 10 yıldır ve 10 yıllık sürelerle koruma süreleri uzatılabilir (SMK md. 23).

  1. Girişimcinin iş fikrini, üçüncü kişilere sunması durumunda, bunun öncesinde (fikri korumak için) dikkat edilmesi gereken usuller

Daha önce de belirttiğimiz gibi, gizliliğin sağlanması için bu fikrin açıklandığı kişiler (örneğin girişimcilik fikrini değerlendirecek komite) ile girişimci arasında gizlilik sözleşmesi imzalanmasını öneririz. Caydırıcılığı arttırmak adına imzalanacak gizlilik sözleşmesinin içine uygun miktarda bir cezai şart eklenebilir. Bu durumda, cezai şart iki taraf için de geçerli olur ise, kusuru ile sözleşmeyi ihlal eden tarafın ilgili cezai şartı ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Cezai şart eklenmediği durumda mevcut sözleşme ile tespit edilebildiği ölçüde oluşan zararlar talep edilebilir. Cezai şart miktarı belirlenirken, sözleşme tutarı üzerinden hesaplanacak olan damga vergisi ödeme zorunluluğunu da hatırlatmak isteriz.

 

 

[1] Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.

[2] Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür.

[3] Normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.