BİRLİKTE. DAHA GÜÇLÜ.

BLOG
banner
Bedriye Hülya "Girişimcilik için uyumsuzluk şart"

ÖZGÜR ULUSOY

Türkiye’de, belki dünyanın çoğu ülkesinde özellikle de kadınlar olarak “uyumlu” davranmayı öğrenerek büyüyoruz. İtiraz etmemeyi, söyleneni sorgulamadan kabul etmeyi. Hayatımızı böyle sürdürmek ve tamamlamak mümkün… Tabii eğer girişimci olmayı, yeni bir şeyler yaratmayı, kendimiz için daha iyi olanı istemeyeceksek… Bizbizze Kadınlar İçin Fikir ve Destek Ünitesi Projesi’ni geliştiren Bedriye Hülya’ya göre girişimciliğin sırrı uyumsuzlukta yatıyor. Bedriye Hülya, tutku dolu ve zorlu bir yolculuğun sonunda hayata geçirdiği Bizbizze Projesi ile kendisini tanımak, “işe yaramak” isteyen kadınlara -kendi serüveninde eksikliğini fazlasıyla hissettiği- danışmanlık ve koçluk desteğini vermeyi amaçlıyor. Projenin bir başka hedefi de, kadınların emeklerini, bilgi ve deneyimlerini aktarabilecekleri STK’lerle kadınlar arasında köprü kurmak.

Her zaman gönlünde yatan psikoloji eğitimini alabilmek için bulunduğu ABD’de kadınlarla ilgili projeler üretmeye başlayan, b-fit Kadınların Spor ve Yaşam Merkezi sosyal franchise sistemini kuran ve bu sistemle ABD eski Başkan Yardımcısı Joe Biden tarafından “örnek girişimci kadın” olarak gösterilen Bedriye Hülya, Türkiye’de “sosyal şirket” olarak ilk olma özelliği taşıyan projesini Bizbizze sitesine anlattı.

Öncelikle, kadınlar için, kadınlarla ilgili projelerde çalışma öyküsü nasıl, ne zaman başladı?

BEDRİYE HÜLYA: Kendi dünyamızdan, Türkiye dünyasından bahsedeyim. Bize biçilen elbise, hayatın içinde tam olarak var olmak değil, hayatın izin verilen kısımlarında var olmak. Çok fazla kapasite var kullanılmayan ve kadınların bu kapasiteyi kullanmaya başladıkları anda, herhangi bir erkekten daha başarılı olmamasının imkanı yok, büyük ihtimalle bu yüzden bu kadar geride tutuluyoruz.

Kadınlar için proje geliştirmeye, kendimin ezildiğinin farkına varınca başladım, bunu fark etmek için de koca bir psikoloji eğitimi almam gerekti. Güçlüydüm, olanaklarım fazlaydı, istediklerimi yaptım ama ben bile eziliyormuşum. O kadar ustaca eziliyoruz ki farkına varmak mümkün değil. Biz kadınlar zannediyoruz ki, bir takım olanaklarımız varsa bundan muafız, yok öyle bir şey, bana bile ustalıklı yöntemlerle yapıldığını anlayınca, “Bu nasıl iş ya” dedim, üniversitedeki hocam cinsiyet eşitliği ile üzerine çalışıyordu. Ben de psikoloji okurken farkına vardım ve ayaklanma başladı.

Bu yolculuğun ilk adımı b-fit değil mi?

BEDRİYE HÜLYA: Evet b-fit ile başlıyor. Amerika’da bir iş kurdum bir zamanlar, ve bu işi kurarken küçük bir işletme bürosundan çok güzel yardımlar aldım, avukatlık, finansman modeli, ne sorum olsa cevapladılar. Türkiye’de b-fit ile başladıktan sonra bu mekanizmanın burada olmayışının sıkıntısını çektim. açılıyor, yapılıyormuş gibi gözüküyor, ama öyle bir mekan yok. Yıllarca benzer bir danışmanlık hizmetinin eksikliğinin sıkıntısını çekmekten ötürü, bu mekanizmayı Türkiye’ye getirme yollarını düşündüm, para bulmak için herkesle konuştum. Yurt dışındakiler ilgi gösteriyordu ama Türkiye uzaktı. Nihayet J. P. Morgan Vakfı yanıma geldi. Liste halinde projelerimi gönderdim. Bunu beğendiler ve fon verdiler.

Bizbizze bir sosyal şirket, dernek, vakıf değil. Sosyal şirketin işlevi nedir, anlatır mısınız?

BEDRİYE HÜLYA: Evet, biz şirketiz. Bir şirket olarak bir vakıftan fon alabilmemiz çok önemli. İlk kez sosyal şirket olarak tanınmamızın ispatı. Türkiye’de henüz böyle bir statü yok. Sosyal şirket şu: Bildiğimiz işletmelerin şirketlerin para kazanma hedefli araçlarını kullanarak varlığını sürdürmesi ancak varlık amacının toplumdaki veya dünyadaki bir sorunu çözmek olması. Dünyada en bilinen örnek Muhammed Yunus örneği. Türkiye’de bir ilk ve yasal çerçeve yok. Türkiye’de ya şirket ya vakıf ya dernek var. Yasal statüyü aşamadık henüz ama bir sorun teşkil etmiyor.

Kar amacı gütmüyorsunuz…. Kar nereye gidiyor?

Ana amaç kar yaratmak değil, kendi varlığını sürdürmek. 6 kadın ortaklıyız burada. Kar şirkete geri dönüyor ve kadınların faydasına işlerde kullanılıyor. Yeni yöntemlere de geçiyoruz, kendi franchiser’larımız şirketten hisse almaya başladılar, henüz 3 ortak aldık. Şu anda mekanizmayı nasıl geliştireceğimiz üzerine düşünüyoruz.

Türkiye’den hiç destek geldi mi?

BEDRİYE HÜLYA: Yakın zamana kadar ciddi bir destek yoktu, yeni yeni destekler gelmeye başladı bununla birlikte. İstanbul Ticaret Üniversitesi, Girişimcilik Programı eğitimleri için yer ve eğitmen desteği verecek. Duyurulmasında çözüm ortaklarımızın tamamı hizmet veriyor. Mentörlükle ilgili KAGİDER destek verecek. ICF Türkiye koçları ile yer alıyor. Kadınların hangi alanda daha güçlü olabileceklerini bulmalarına yardımcı olmak için uyguladığımız testler var. Bu testleri Assess Danışmanlık bize verdi. Ayrıca gönüllülük programı için C@rma ve Ashoka ile işbirliği içindeyiz. İstihdam programında ise Kariyer.Net katkı sunuyor. Şişli Belediyesi Toplumsal Eşitlik Birimi projeye mekan desteği sağlıyor. Danışma Kurulumuz var. Özetle çok aktörlü fonksiyonel bir program yürüteceğiz. Eksik parça sponsor ilişkisi diyebiliriz.

Yurtdışında olsak, misler gibi destek alırdık. baş tacı edilirdik. Burada hemen “arkasında ne var” diye bakılıyor. Biz erkeniz bu ülkeye. Bir gün bu moda olacak. moda olduktan sonra her şey kolaylaşacak. Neyse ki uluslarası derneklerle ün kazandık. Ashoka Vakfı, Endeavor, Schwab Vakfı uluslararası alanda bizi destekleyen önemli kuruluşlar.

Sloganınız “Bir İŞ’e yara!” Peki manası nedir? :)

BEDRİYE HÜLYA: Evet mottomuz: Bir İŞ’e yara. Kadın kendisi iş kurmak istiyor olabilir, bir yerde çalışmak istiyor olabilir, gönüllü olabilir. İşe yaramak isteyen herkese. tabii kadınlardan söz ediyorum kapı açık. İş kuracaksanız, işi kurana kadar birlikte olalım, eğitim verelim, koçluk verelim, danışmak istediğiniz insanlardan danışmanlık hizmeti almanızı sağlayalım. Çalışmak istiyorsan, çalışma hayatıyla ilgili eğitelim, CV nasıl yazılır, nasıl gözükeceksin, CV’ni ilan olarak verelim, iş bulmanı sağlayalım. Gönüllü mü olmak istiyorsun, o zaman gel konuya bakalım, bu deneyimin için en uygun STK ile buluşturalım.

Bir çeşit aracılık yapıyorsunuz….

BEDRİYE HÜLYA: Bir tek aracılık değil, amacımız kadınların yanında olmak, eğitim vermek. Kadının en önemli meselesi iş kurmak değil, kurduktan sonra fikir danışabileceği birisine ihtiyacı var. Bu uzun soluklu bir yolculuk. İnsan iş kurduktan sonra da danışmak için kapı çalabileceği bir yer arıyor.

İş kurmak isteyen kadınlar için sermaye nereden bulunuyor?

BEDRİYE HÜLYA: Sermayeyi biz vermiyoruz, nerelerden bulabilecekleri ile ilgili bilgi veriyoruz.

Hiçbir girişimci kafa yapısının “para yok” diye iş kurmadığını görmedim. ABD’de yaşarken ahçılık eğitimi de almıştım kendi otel ve restoranımıza yarasın diye. Ve bir bıçak alabilmek için bir ay hiçbir sosyal faaliyete katılmadım. İlk işlerimi hep çalışıp kazanıp biriktirdiğim parayla açtım. Bu tüm kadın arkadaşlarım alışveriş yaparken, benim için her gün aynı elbiseyi giymeye kadar uzandı. Hatta müdürüm eşimi davet edip “Bedriye Hanım’a söyler misiniz, başka elbise giysin” bile dedi.

Süreç için düğmeye basıldı ve çok sayıda kadın başvurdu sanırım, talepler genelde hangi konularda yoğunlaşıyor?

BEDRİYE HÜLYA: İlk kez yapılıyor ve başvurular 800’ü geçti. İstanbul dışından başvurular var ama şu anda bir tek İstanbul’da hizmet verebileceğiz, daha sonra projeyi bütün Türkiye’ye yaymayı planlıyoruz.

Çok bomba başvurular var. Biz girişimcilik merkezi açmıyoruz. Kadın ne yaparsa mutlu olacak ve daha iyi olacak, bunu keşfetmesini sağlamak hedefimiz. Bir kendini tanıma süreci söz konusu, belki eğitimden sonra fikri değişebilir. Hoşlandıkları şeyleri yapmaya yöneltmek istiyoruz kadınları.

İnternet üzerinden işlerle ilgili başvurular da var mı?

BEDRİYE HÜLYA: İnovasyon başlığı altına girebilecek başvuru sayısı az, ama yok değil. İleride bu yöndeki talepler artabilir.

Sordum çünkü, ben de bazı projeler üzerinde düşünüyorum, başvurabilir miyim?

BEDRİYE HÜLYA: Tabii ki, hemen başvurun, sosyal medya ile de ilgili eğitimlerimiz var.

Projeye fon bulabilmek için hayli uğraştınız diye biliyorum. Pes etmemek, biraz da “çılgın” olmak gerekiyor galiba bu serüvende. Ne dersiniz?

BEDRİYE HÜLYA: Çok uzun yıllardır uğraşıyorum projeyi hayata geçirmek için. Pes etmek nedir bilmiyorum. Bir şeyi kuvvetle istemek, gönülden istemek gerekiyor hayatta. Niye pes etmem gerekiyor onu da bilmiyorum.

Oldum olası böyleydim. Ama annemin hakkını vermem lazım. Annem de kararlı bir kadındı, istediklerini sağlamak için uğraşırdı. Onunla her şeyin mümkün olduğunu gördük. Hayat boyu. Hem mühendislik yaptı ve hem de üç çocuk büyüttü.

Ayrıca fayda benim için önemli. Kaynaklarla ihtiyaçları buluştururum. İhtiyaçlar var onu nereden sağlayacak, bu soru benim kafamı meşgul eder, ilk gördüğüm insan için bile yapabilirim bunu.

Her eve bir Bedriye Hülya gerekiyor yani?

BEDRİYE HÜLYA: Mutlu olmanın yöntemlerinden birisi bu, faydalarla ihtiyaçların buluşmasına yardımcı olmak. Benim hayatımda neşe hep çok önemli oldu. Neşemi en çok getiren şeylerden birisi de bu yönümdür.

Başvuruların kabulu için aradığınız kriterler var mı?

BEDRİYE HÜLYA: Aradığımız belirli bir kriter yok. Ama sunu söyleyebilirim, girişimci olacak birisinin uyumsuz olması gerek biraz. Uyumlu bir kişiliğin lafını dinletmesi çok zor. “Tutturuk" olmak durumunda ki istediklerini elde edebilsin. İyi iş fikirleri farklı düşünmekten çıkıyor. Farklı düşünüyorsan zaten insanlar korkuyor senden. Mesela benden hep insanlar korkar. Dilinin kemiği yok grubundanım, her şeyi söyleyebilirim. Bu da beraberinde uyumsuzluğu getiriyor.

Hele de Türkiye’de.

BEDRİYE HÜLYA: Ben çocuktum, Türkiye’de Göztepe’de bir kadın arabaları çiziyormuşsun dedi, ben de “elinizde kanıt olmadan bunu söylemeniz yanlış” diye yanıt verebildim.

Kişilikte uyumsuzluğu nasıl ölçüyorsunuz?

BEDRİYE HÜLYA: Assess Danışmanlık (Berna Gülgöz) Neo-Pi-R Kişilik Envanteri’ni bize ücretsiz verdi. Mesleki eğilim belirleme, karakter ve kontrol odağı envanterleri de var. Bu değerlendirmelerle kadınların kendilerini tanıyıp, uygun hedeflere yönelmelerini sağlamayı amaçlıyoruz.

Girişimcilik serüveninde başarısız olursam diye bir korku yaşamadınız herhalde. Böyle korkuları olan kadınlara öneriniz nedir?

BEDRİYE HÜLYA: Korkmak gereken ne var bilmiyorum. Taciz tehdidi, ölümcül bir tehdit olmadığı sürece insanlarla ilişkilerden ötürü korkmama gerek yok.

Başarısızlığa uğrarsam, bu sefer olmadı derim ve gerçekten çok istiyorsam, yine yola devam ederim.

Meditasyon yapıyorum, Headspace diye bir program var ondan yapıyorum, günümün içine yaydım, iki saniyemi almıyor, yolda yürürken bile yapılıyor. Sadece nefesime, adımıma odaklanıyorum. Uçağa biniyorum, self hipnoz yapıyorum. bir hafta tatile çıkmış kadar dinlenmiş hissederek iniyorum uçaktan.

Bir de spor yaparım, canım çok sıkılıyorsa dışarıya atarım kendimi, yürürüm.

Bedelini ödemeye hazır olmak girişimciliğin temel koşulu. Bir miktar korkularıyla başa çıkmalarına da yardımcı olmayı hedefliyoruz. Örneğin, problem çözümleriyle ilgili bir ders var, stresle başa çıkma teknikleri anlatılacak. Wellness eğitimi alınacak en son. Kendi içine bakmayı, ruhuna, bedenine onlara bakmayı da öğrenecekler.

Psikoloji benim tutkum, o okulda okuyabilmek için orada gidip bütün paramı okula verip, haftada 9 dolarla geçinmek zorunda kaldım. O kadar zevk alıyordum ki, ben onu sağlıklı yaşama dönüştürdüm, okulun jimnastik salonuna gittim, iki saatimi harcadım, üniversitenin kütüphanesinden çıkmadım, hep aynı şeyleri yedim, düzenli olarak. Bu da aslında ruh ve beden sağlığıma iyi geliyor.

 

Busra Karalı
09.02.2017